CENNETTE CEHENNEMİ YAŞAMAK
Kaç kişi zaman zaman bunu düşünüyor dersiniz? Cennet gibi yerde yaşıyorum ama hayatım bazen cehennem gibi…
Peki sebebi nedir? Ailevi durumlar, iş hayatımızdaki sorunlar, sosyal hayatımızdaki eksiklikler, yetersizlikler, acı kayıplarımız… Buna benzer veya çok daha farklı sebepler sayabiliriz.
Tüm bu sıkıntılar genel olarak bireyseldir. Ya sadece bizi etkiler veya dar bir çevrede küçük bir topluluğu etkiler.
Peki ya ülkenin içinde bulunduğu durum toplumun büyük kesimine bunu düşündürürse?
Etrafınızda yemyeşil ağaçlar, rengarenk çiçekler, mavi gökyüzü, mavi denizler, içimine doyum olmayan berrak sular, akarsular…
Sanki cennetin tasviri gibi, ama neden cehennemi yaşıyor gibi hissediyoruz?
Peki dünyada durum ne ve biz dünyanın neresindeyiz? Bizden daha mutlu veya daha mutsuz ülkeler vardır elbette.
Oxford Üniversitesi Refah Araştırma Merkezi, Birleşmiş Milletler ve Gallup tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan bir rapor var. Dünya Mutluluk Raporu.
Finlandiya, sekizinci kez dünyanın en mutlu ülkesi seçildi. İskandinav ülkeleri raporda yine ön planda yer alırken, Danimarka, İzlanda ve İsveç de sırasıyla ilk dörtteki yerlerini korudu. Türkiye raporda maalesef 94. sırada yer alabildi. Mutluluk endeksi raporunda son sırada yer alan ülke ise Afganistan. Şaşırtıcı mı?
2012’de 11’inci sırada yer alan ABD, yeni raporda 24’üncü sıraya gerilemiş. Mutsuzluk kriterlerinden biri sayılan yalnız yemek yemenin ABD’de son 20 yılda %53 arttığı bildirildi. Yani güçlü bir ülkede, hatta en güçlü ülkede yaşamak da tek başına mutluluğu sağlamaya yetmiyor. Başka değerler de gerekli.
Raporun tek temel belirleyicisi ekonomi değil. Ekonomi elbette önemli ama en önemli etken Güven Duygusu. Kişinin kendini güvende hissetmesi. Ayrıca bireylerin yaşam memnuniyetini etkileyen diğer önemli faktörler; kişi başına düşen GSYİH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla), sosyal destek, sağlıklı yaşam beklentisi, özgürlük, cömertlik ve yolsuzluk değerlendirmeleri mutluluk raporundaki en etkili faktörler olarak yer alıyor.
Finlandiyalıların 8 yıldır üst üste ilk sırada yer almalarının sebebini yine Finlandiyalılar yanıtlasın.
Finlandiya’daki Aalto Üniversitesi’nden Doç. Frank Martela: “Finlandiyalılar sağlıklı işleyen bir ülkede yaşıyor. Demokrasi iyi işliyor, özgür seçimler yapabiliyoruz, ifade özgürlüğümüz var, yolsuzluk oranları düşük, ulusal refah yüksek. İskandinav ülkelerinde ebeveyn izin hakkı, işsizlik yardımı, evrensel sağlık hizmeti gibi güçlü sistemler var.”
Yani kısacası, Finlandiyalılar kendilerini güvende hissediyor. Gelecek kaygısı yok denecek kadar düşük oranda. Yolda birisi beni bıçak veya silahla vurur mu, soyulur muyum, birileri malıma mülküme çöker mi, her an başıma bir iş gelir mi vb deli soruları hergün kendine sormuyor. Bunu da sağlayan şey olabildiğince şeffaf ve güçlü bir demokrasi.
Merak edenler için yazalım, Dünya Mutluluk Raporunda 143 ülke yer alıyor ve Türkiye 94. Sırada. Peki daha üstü sıralara tırmanmak için ne yapmalı?
Bunun için yorulup dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Finlandiya, İzlanda, Danimarka, İsveç ne yapıyorsa ona bakıp değişip dönüşmek yeterli. “Ama konjonktür, ama jeopolitik konum” vb ezberlerin arkasına sığınmaya gerek yok. Yüzyıllarca savaştan başka bir şey bilmeyen Vikinglerin torunları nasıl değişip geliştiyse biz de bunu başarabiliriz. Üstelik biz onlardan çok daha fazla doğal avantaja sahipken.
Fahri TAN
Fahri Kardeşim Okudum Çok Beğendim Ve Etkilendim Darısı İnşallah Bizim Başımıza Selamlar Sevgiler
Çok teşekkür ederim Adnan abi. Belki biz o seviyelere geldiğimizi göremeyeceğiz ama umarım çocuklarımız görür.