USD37,95
%0.01
EURO41,84
%1.5
EURO/USD1,10
%1.26
BIST9.604,19
%0.85
Petrol72,67
%-3.04
GR. ALTIN3.816,57
%-0.27
Ceyhan Kafalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bodrum Bodrum… Nerden Başlasam? Nasıl Anlatsam

Bodrum Bodrum… Nerden Başlasam? Nasıl Anlatsam

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Şarkı da bahsedildiği gibi, nerden başlasam, nasıl anlatsam? Sıkıntılı bir sezonu daha geride
bıraktık. Bodrum! Bir Dünya markası olma yönünde ilerliyor. Hemen hemen herkesin dilinde
bu var. Dünya markası! Öncelikle şu soruyu sormak gerekmez mi? “Dünya Markası olmak
nasıl bir şey?”
Global marka olmanın amacı, oluşturduğunuz MARKA ile yerel tarzdan ulusal ve global
platforma taşıyarak daha çok hedef kitleye hitap etmenizi, satışlarınızı ve satış kalitenizi
arttırmanızı sağlamaktır. Dünyaca ünlü her türlü markaları getirebilmektir. Böylece üretim ve
istihdam artarak hem kurum hem de ülkenin milli ekonomi olumlu yönde gelişir. Bodrum
acaba bunu oluşturabildi mi? Sadece otel markalarını değil. En ünlü sokak ve caddelerimiz
imitasyon ürünler satan mağazalardan ve markalardan geçilmiyor. Sezon dediğimiz zaman
dilimi her yıl kısalıyor. Eskiden 8 ay olan sezon neredeyse 90 güne geriledi. Pazarımız başka
başka mecralara kaydı. Dolayısıyla marka konumlamasını iyi yapmak lazım diye
düşünüyorum. Bodrum’un geçmişini bilenlerin çevrenin korunduğu konusunda aynı şeyleri
düşünmesi mümkün değil, bitmeyen inşaatlar arasında, iyi işletmeciler dahi Bodrum’u hep St.
Tropez’le kıyasladı. Geçen yaz Bodrum’da Maldivler etkisi yaratmak için sahiline beyaz kum
görünümlü mermer tozu dökmeye çalışan işletmeleri unutmadık. Nedir bu özenti, neden
Bodrum Maldivler’e ya da St. Tropez’ye benzemeli? Hep aynı şeyden şikâyet ederiz;
Türkiye’nin değeri yurt dışında yeterince bilinmiyor diye. Oysa global yayınlar Türkiye’nin
doğal güzelliklerinden övgüyle bahseder. Dünyanın en güzel koyları sıralamasında Bodrum
ve Gökova ilk üç içinde değil mi? Ama bize yetmez, benzetmeleri severiz. Yıllarca Bodrum’u
St.Tropez’e, Çeşme’yi de İbiza’ya benzettik. Oysa Bodrum da Çeşme de; Türkiye’nin başka
birçok tatil yeri gibi çok güzel. Yurt dışındaki tatil yerlerine benzetmeye çalışmak yerine,
önemli olan otantik kalmak ve Bodrum’un Ege kasabası halini koruyabilmek. Bırakın
koylarımız ve sahillerimiz doğal kalsın.
Evet, Bodrum’da büyük altyapı sorunları var, elektrik, su, hatta internet bağlantısı yetmiyor
yaz kalabalığına. Zaman zaman trafik kilitleniyor, yollar bile yetersiz kalıyor. Ama altyapı
güçlendirilirken şehirleşme olmamalı, Bodrum’un orijinal hali korunmalı. Turizm sektörünün
zarar ettiği bir dönemde bile Bodrum şanslıydı, ancak geldiğimiz durum itibarı ile her geçen
yıl bir önceki yılı aratır oldu. Her şey birbirine girmiş durumda. Gelen turist profili de aynı. Ne
ararsan var gibi? 80 li ve 90 lı yıllarda Bodrum’un ana pazarı vardı. İskandinavlar, Almanlar,
İngilizler, kısacası Avrupalılar için vazgeçilmez bir konumdaydı. Şimdi ise ne olduğumuz,
pazarımız, hedef kitlemiz ne? İnanın çözmek mümkün değil. Şurası çok net ama, her geçen
yılın sonrasında Pazar kayıpları devam edecek gibi…
Gelelim sezona! Bodrum’un genelini dünürsek geride bıraktığımız sezon çok da parlak
değildi. Fiyatlar ve boş mekanlar hiç olmadığı kadar gündemde kaldı. İşletmelerin hem
farklılık yaratıp, hizmet kalitesini arttırarak, fiyat optimizasyonunu yapması çok zor bir süreci
beraberinde getirdi. Bunun yanına tabii birde kalifiye personel unsuru da eklenince Biz
Bodrumlu Turizmciler için zordan öte bir sezona tanık olduk. Maliyetlerin tavan yaptığı, iç
pazara endeksli bir sezon…Daha güzel ve umut dolu bir 2025 sezonu geçirmek dileği ile…
Saygı ve sevgiyle kalın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Travel Türk Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!