Kıbrıs Rum kesimi, yaz ayları yaklaşırken su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Üç yıldır süren kuraklığın ardından göletlerin boşalması nedeniyle Rum yönetimi alarma geçti. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Türkiye’den Anamur’dan deniz altından boru hattıyla gelen Anadolu suyunun paylaşılması yönündeki teklifleri, Rum lider Nikos Hristodulidis tarafından “Türk suyuna muhtaç kalırız” gerekçesiyle reddedilmeye devam ediyor.
LEFKOŞA – Kıbrıs Rum yönetimi, doğal su kaynağı bulamayan adada mevcut su ihtiyacını yağmur suyunun toplandığı altı gölet ve beş adet deniz suyu arıtma tesisi ile karşılamaya çalışıyor. Bu yıl da kuraklığın sürmesi ve göletlerdeki doluluk oranının %25’e düşmesi ile birlikte, olağanüstü hal ilan edildi. Göletlerde kalan su miktarının 46 milyon metreküp olduğu ve yaz aylarında tamamen boşalacağı bilgisi üzerine Hristodulidis, bakanlarına “Ne gerekiyorsa yapın, su bulun” talimatını verdi. Tarım Bakanlığı ise göletlerdeki suyun tarımsal kullanımı için belirli kısıtlamalar getirerek kotayı %37 oranında sınırlandırdı ve yıllık 32 milyon tonla sınırlı tutuldu.
Turizm Bakanlığı, turizm sezonuna hazırlanan otellere su arıtma tesisi kurmaları için 8 milyon Euro bütçeli bir teşvik paketi sunarken, eskiyen boru hatlarından kaynaklanan su kayıplarını azaltmak için de özel bir fon oluşturdu. Tarım Bakanı Maria Panayiotu, çiftçilere getirilen kısıtlamalar nedeniyle yeni ekimin yapılamayacağını, bunun sonucunda gıda fiyatlarının artacağını ve yaz aylarında şehirlerde su kesintilerinin yaşanabileceğini vurguladı.
Yunandan tankerle su taşımak ise Rum hükümetinin yeniden gündeme aldığı bir diğer seçenek oldu, ancak bu yöntem yüksek maliyetleri nedeniyle tartışmalı bir çözüm. Rum yönetiminin su ihtiyacını karşılamak için yeni deniz suyu arıtma tesisleri kurulması da bir diğer gündem maddesi. Ancak uzmanlar, mevcut tesislerden birinin yangın nedeniyle devre dışı kalmış olmasının yanı sıra yeni tesis projelerinin de bu yazı kurtarmayacağına dikkat çekiyor.
Türkiye ve KKTC, Kıbrıs’taki su krizine çözüm olabilecek, Anamur’dan deniz altından askılı boru sistemi ile KKTC’ye ulaşan Anadolu suyunu yıllardır paylaşma teklifinde bulunuyor. Bu sistemle yıllık 75 milyon metreküp su absorbasyonu gerçekleştiriliyor, fakat Rum yönetimi bu suya da karşı çıkmaya devam ediyor.
Son yıllarda KKTC’ye yapılan su taşımacılığı, adadaki kuraklık sorunu ile birlikte önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, geçtiğimiz ay Cenevre’deki gayri resmi Kıbrıs zirvesinde, Rum yönetimine su ve elektrik konularında iş birliği önerisinde bulundu. Ancak Rum tarafı, Türk suyuna bağımlı kalmamak amacıyla önerilere yanıt vermekten kaçındı.
Rum yönetiminin su konusundaki tavrı ise yeni bir durum değil. 2011 yılında Mari kasabasındaki kaza sonrasında Rum yönetimi elektrik alımında Türk kaynaklarına karşıt tutum sergilemişti. O dönemde, dönemin Başpiskoposu 2. Hrisostomos’un Türk elektriği yerine gaz lambasına yöneleceği ifadesi hala hatırlanmaktadır. Ayrıca, daha önceleri KKTC üzerinden gelen ürünlerin Türk menşeli olup olmadığı sorgulanırken, Rum Tarım Bakanlığı, AB ticaret kurallarına aykırı olarak KKTC’den ithal edilen domatesleri pazardan toplatmıştı.